2 Kasım 2018 Cuma

Mutlu edilemez insanlar

Diğer ülkelerde durumlar nasıldır bilemem. Ama bizde çoğu insanda sürekli bir memnuniyetsizlik, mutlu olamama sorunu var. Hatta komiktir ki sadece kendi hayatımızla ilgili değil başkalarının hayatıyla ilgili de bir tatminsizlik içerisindeyiz.

Bazen bizim gibi olmayanları bize benzemedikleri için, suçluyor, dalga geçiyor, ya da en hafifinden laf sokarak alay ediyoruz. Bazen ise aslında bizim de hayatımızda sahip olmadığımız şeylere neden sahip değiller diye soruyoruz. Bu da enteresan tabi. Bir de kendinde olduğu için herkeste olması gerektiğini düşünenler var, toplumun rol modeli ya bunlar, ne yapsalar en doğrusu o ve yapmak zorundasın. Yapmazsan yandın. Rahat bırakmazlar. Bu takım, bekarlara; “Neden evlenmiyorsun, düşünmüyor musun?”, çocuk sahibi olmayanlara “Aa bir sorun mu var? Eşinde mi sende mi?” “Hiç çocuk istememek de olur mu bi tane bari yapın”, tek çocuklulara; “Mutlaka kardeş şart, tek başına olmaz” İki çocuklulara eğer ikisinin cinsiyeti de aynıysa, mesela iki erkek, “Aa bir tane daha yap bak o kız olur kesin” vb baskılar kuruyor. Ama bir erkek bir kız olursa ne diyorlar acaba? Baskı kuracak konu daralıyor, insanımız gergin, sinirlenmeye başlıyor, çene hafiften titremeye başlıyor ve vuruyor topa, çalışıyorsa; “Bir anne çocuklarını kendi büyütmeli” cümlesini ortaya atıp anneye sıkı bir vicdan muhasebesi yaptırıyor ve yüzler hafiften gülmeye başlıyor, sinir yumuşuyor. Anne çalışmıyorsa; “Aa tut bir bakıcı ne var, her kadın çalışmalı ayaklarının üstünde durmalı” sözleriyle senin çocuğun için vazgeçtiğin herşeyi o çok bilmiş çirkin tavrıyla küçümsüyor.

Bu insanlardan en çok çekenlerden birisi de çocuğu okul çağına gelmiş olanlar. Çocuk üç yaşını geçtiyse ve okula gitmiyorsa yine bir stresli hareketler, yine hafiften bir gerilme her daim pedagog olan insanımız konuşur; “Çok geç kalmışsınız, biz bir günlükken verdik okula, ne kadar erken başlarsan o kadar iyi, bak çok memnunuz” Peki şimdi sen çocuk okula gidiyorsa kurtulduğunu mu sandın? Asla! Okulunu beğenmez. Devlet okuluysa, “Neden özel değil?” Özelse, “Neden ilerde bir tane daha pahalı olan var ona göndermiyorsunuz?( Tabii ki de asla “daha pahalı olan var” cümlesini söylemezler, ama orda verilmek istenen mesaj budur, anlaman şart!) En pahalısına gönderirsen de “Aman canım ne gerek var bu kadar para dökmeye, çocuğun içinde olacak” lafını duyarsın. Gördünüz mü, yine kimse mutlu olamadı.

Bu konular yiyecekten, giyeceğe, tatil yaptığın yerden yaşadığın eve kadar uzar ve gider.

Peki ne yapmak gerek? Tamam , takmayacaksın, duymayacaksın, bunları ben de biliyorum. Ama bu kadar negatif, mutsuz insanların arasında pozitif ve mutlu kalmak ne kadar mümkün?