29 Mayıs 2015 Cuma

Hayat ve aşamaları

Benimki kesinlikle anne olmadan önce ve anne olduktan sonra olmalı!

Gel gelelim bu hikaye 1987 yılının nisan ayında başlıyor. 30 Nisan sabahı bu minik boğa kızı dünyaya geliyor.

Çok sevgi dolu bir aile ortamında evin tek çocuğu olarak şahane bir hayatım oldu. Her zaman çok mutlu hatta fazla mutluydum. Hiçbir şeyi kendine dert etmeyen, mutsuz olmak istediğinde bile olamayan bir insandım. 2005 yılında ailemden ilk defa ayrılarak Kıbrıs'a üniversiteye gittim. Hayalim olan Mimarlık bölümünü kazanmıştım. Orada iki yıl okuduktan sonra da İzmir'e yatay geçiş yaptım ve 2011 Şubat ayında mezun oldum. Yeni mezun genç bir mimar olsam da şanslıydım ve hemen iş buldum. Beş aylık çalışma hayatımın sonunda ta-tam evlendim!
2008 yılından beri hayatımda olan çok sevdiğim canım insan Çetin'le. Hayatta beni heralde kimse bu kadar sevemez dedim ve yıllarca otuzumdan önce hayatta evlenmem diyen ben kendimi 2011 Eylül ayında evli hem de Bursa'ya Çetin'in peşinden gitmiş buldum. Bursa'ya bir türlü alışamamıştım ama neyse ki 2012 haziranında Çetin'in terfisiyle Ankara'ya taşındık. Hayatımın şehri, kendimi en mutlu hissettiğim yer daha ne olabilirdi ki? Orada çok güzel bir ofiste çalışmaya başlamıştım. Harika insanlarla birlikte çalışıyordum, oldukça mutluydum. Çayyolunda bahçeli bir ev almıştık bahçemizi ekip biçiyorduk. Hafta sonu mangallar arkadaşlar keyifli sohbetler zaman şahane geçiyordu. 2014 Temmuz ayında gelen muhteşem haberle hayatımız daha da şahane bir hal almıştı. Evet, anne oluyordum! Hemen bir tatile çıktık. İki hafta bütün güney sahillerini dolaşacaktık. Tatilde bir haber daha tekrar bir taşınma ve yine Çetin'in işi dolayısıyla Ekim ayında hoop kendimizi İstanbul'da bulduk. Evimi,işimi, doktorumu, arkadaşlarımı herşeyimi bırakıp İstanbul'a taşınmıştım. Nasıl alışacaktım? Hoş hala da alışabilmiş değilim o da ayrı bir yazı konusu olsa gerek.

Devamı bir sonra, "Mart" ayından itibaren..

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder