6 Nisan 2025 Pazar

Arabayla Yunanistan Tatili

Bu tatille ilgili o kadar çok soru aldım ki, sonunda biraz özetleyim hem de Yiğit Mert'e küçük bir anı kalsın istedim. Sevgili Yiğit Mert ilk defa 5 aylıkken yurt dısına çıkmış ve hızını alamayıp 1 ay içerisinde 4 farklı ülke gezmişti. Ama ilk çıkışı Rodos adasına olmuştu. Sonra çok beğendiğimiz için sonraki yıl bir daha gitmiştik. O zamanlar Yiğit Mertin yemek olayları daha kolaydı tabii. 2017 yılbaşında dokuz gün Barcelonaya gittik ve o zaman yemek olayının bizim için kabusa dönüşmeye başladığını farkettik. Benim hanımda götürdüğüm kek kurabiye vs dışında neredeyse hiçbir şey yemedi diyebilirim. Son iki gün organik marketten hazır cam şişede bir sebze çorbası keşfetmiş ve bayılarak yediği zaman şükretmiştik. Bu tecrübemizden ötürü yaz tatili Yiğit Mert'in yemek olayı bizim için bir muammaydı. Gittiğimiz güzergahlar üzerinde de bir organik market bulabileceğimizi hiiç sanmıyordum ki haklıymışım..

Başladık bir takım hazırlıklara. Öncelikle bir adet elektrikli ocak aldım. Her ihtimale karşı zor durumlarda bir tarhana pişirebilmek iyi olurdu. Bu tatile arabayla gideceğimiz için istediğim herşeyi alabilirim diye biraz abarttım ve ocağı alınca bir anda bir tabak çanak valizi oluştu bir anda. Bir tencere bir tava, tabak, çatal kaşık, bardak vs saçmalamaya başladım. Sonra sanki bulunması imkansız bir şeymiş gibi iki kutu da makarna aldım. Hemen bir tepsi simit kurabiye yaptım.( Daha sonra keske yapmasaymışım diyecektim.) Ve 1223432 tane valizimizle yola çıktık.

İlk durağımız Thassos adasıydı. Her zamanki gibi son dakika insanları olarak yolda bookingden bir gecelik limana yakın bir otel bulup gittik. İlk gece Limenas da kaldık. Çok yorgun olduğumuz için iyi bir karar vermişiz çünkü odaya girer girmez uyuduk. Ertesi gün sabah kahvaltısında benim hiçbir şey yemeyen oğlum için başladık kahvaltı düşünmeye. En kolay omlet yedirebiliriz diye gidip marketten yumurta günlük süt peynir vs aldık. Ben otel odasında elektrikli ocakla hızlıca bir omlet yaptım fakat yıkama vs konularında zorlandım. Çünkü kaldığımız yer oteldi, apart değildi ve dolayısıyla mutfağı yoktu. Aynu gün güneyde bir apart bulmaya karar verdim. Sonraki üç günümüz için Potosta bir apart bulduk. Gezeceğimiz plajlar hep güneyde olduğu için doğru bir karar vermiştik. Apartta kalmak da inanılmaz rahat oldu. Her sabah Yiğit Mertin kahvaltısını dilediğim gibi hazırladım. Hatta öğlen ve akşamları tarhana çorbası yaptım. Biz hep dışarda yedik, Yiğit Mert ise hep otelde yedi :) Tek güvendiğimiz hiçbir şey yemezse balık yer olmuştu ama balık da yemedi. Türkiyedeyken balığa bayılan Yiğit Mert balığı ağzına dahi sürmek istemedi. Neyse ki makarnamız ve tarhanamız vardı :) öğlen ve akşam yemekleri konusunda içim çok rahat etmese de en azından sabah kahvaltısında hergün iki yumurtalı peynirli omleti yedirip günlük sütü içiriyordum. Tabii ki bu yedirme kısımlarının hepsi telefondan çizgi film izleyerek. Sizin çocuklarınız nasık yemek yiyor bilmiyorum ama benim çocuğum çizgi film izlemeden yemiyor. "Aa ben asla böyle yapmam" dediğim ne varsa kendimi yaparken buluyorum çocuk konusunda, bu da onlardan biri...

Thassos tatilimizi beşinci gününde bitirip Kavalaya doğru yola çıktık. Kavalada Yiğit Merte bir tost yedirim biraz da gezip oradan Selanike geçtik. Aslında planımız Selanikin içine hiç girmeden Metroraya devam etmekti. Fakat "Hadi bir içine de girip öyle geçelim" dedik ve inanılmaz Selanik trafiğiyle karşılaştık. Böyle bir şey olamaz, tam 2 saat çıkamadık. Sonra çok yorulduğumuzu fark edip yemek yiyecek bir yer aradık. Yemeğimizi yedik ve Meteorayı iptal edip Selanikte kalmaya karar verdik.

Ertesi gün Selanikten yola çıktık ve direkt Kylliniye gitmenin daha mantıklı olacağına karar verdik. Kyllini Zakynthosa giden feribota bineceğimiz yerdi. Kyllinide daha önce hiç görmediğimiz kadar “lüks” bir arabalı feribota binip Zakynthos’un Zante şehrinde indik. Yine harika bir otel bulduk ve 3 gün boyunca bu muhteşem yerde konaklamamızı yaptık. Zakynthosun denizleri benim şimdiye kadar gördüğüm en güzel denizlerdi. Limnionas adında bir yere gittik ilk günümüzde. Keçi gibi kayalardan inerek denize girebiliyorsunuz ama böyle muhteşem bir doğa olamaz. Koca koyda tek bebekli aile bizdik :) çocukla gitmek için çok da uygun bir yer olduğunu söyleyemem ama biz alışkınız çocukla dağ tepe gezmeye :) 2. Günümüzde ise çok övülen Navagio sahiline yani nam-ı diğer “Shipwreck”e gittik. Buraya gitmek için bir koyda durup sürat teknelerinden birisine bilet aldık. Kaptanımız kayalar arasında drift atarak bizi oldukça macerealı bir şekilde kıyıya yanaştırdı. Buranın denizi de anlatılmaz yaşanır bir denizdi. Turkuaz denizlere, mağaralara doyduğumuz ya da doyamadığımız bir tatil oldu. Sonra ki durağımız Kefalonia için yola çoktık bile.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder